28 Eylül 2020 - 10:42
Amerika'da Yeni İdeolojik Savaşın Başlaması

Amerika'da yüksek federal divanı üyesi Ruth Bader Ginsburg'in ölümünden bir hafta geçerken, Amerika başkanı Donald Trump Amerika'nın en yüksek hukuki ve adli kurumundaki bu boş mevki için adayını tanıttı.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA -  Amerika yüksek federal divanının dokuzuncu üyesi için tanıtılan aday ise halihazırda   Amerika'nın yedinci bölge temyiz yargıcı olan Amy Coney Barrett'tir.  Yargıç Barett  çok muhafazakar biri olarak   anayasa içeriğine çok bağlı, kürtaj ve zorunlu kamu sağlık sigortasına karşı isim olarak tanınmaktadır. 

Amerika yüksek federal divanı üyeliği için adayın belirlenmesi, özellikle Kasım ayı başkanlık seçimleri arifesinde, kamu hassasiyeti yoğunlaştırmıştır.  Cumhuriyetçiler özellikle de Donald Trump   Amerika başkanlık seçimlerinden önce  yüksek federal  mahkemesindeki boş sandalyesinin akıbetinin belirlenmesini istiyor. Bir kaç gün önce de Trump  başkanlık seçim sonuçlarının en sonda yüksek federal divanı tarafından belirleneceğini bu yüzden de divan sandalyelerinin boş kalmaması gerektiğini belirtti. 
 Halihazırda yüksek federal divanın 8 üyesinden, muhafazakar olan  beşi, Cumhuriyetçi başkanlar tarafından seçilmiştir.  Hali hazırda, cinsiyete dayalı ayrımcılıkların azalmasında  büyük rol oynayan Ruth Bader Ginsburg'in ölümünün ardından, mahkemedeki liberal yargıçların sayısı  da üçe kadar inmiştir. 
Bu yüzden  demokratlar, yüksek federal divanındaki boş sandalyenin,  başkanlık seçimlerinden sonra yeni başkan ve kongre tarafından doldurulmasını istiyorlar.  
Senato'daki azınlık demokratlar lideri Chuck Schummer de Donald Trump'ın yüksek federal divanı üyeliğine aday seçmesinde aceleci davrandığına değinerek, " iktidarı bu çirkin şekilde arttırmanın, yüksek federal divana kötümserlik içinde bir saldırı olduğunu" belirtti.
  Tabii  azınlıkta bulunan 45 Demokrat ve iki bağımsız üyenin, aday Yargıç Amy Coney  Barrett'in yetkilendirme oturumlarına karşı çıkamayacakları söylenebilir. Ayrıca hala tüm Cumhuriyetçi senatörlerin de  Trump'ın seçtiği adaya onay verip vermeyeceği de belli değil.
Fakat yine de en az dört Cumhuriyetçi senatörün Yargıç Barrett'e onay vermemesi, üstelik başkanlık seçimleri eşiğinde pek muhtemel görünmüyor. Üstelik belki de kimi demokrat senatörler bile aday yargıçtan yana oy kullanabilir. 
Doğal olarak Trump'ın Yüksek Federal Divanı üyeliğine aday olarak tanıttığı Yargıç Amy Coney Barrett salahiyeti, ister seçimlerden önce ister seçimlerden sonra, 3 Ocak 2021'de kongre’nin tekrar çalışmaya başlaması ardından onaylanırsa, büyük ihtimale muhafazakarlar 27 yılın ardından yüksek federal divanında Ginsburg’in koltuğunu ele geçirerek sayılarını 6'ya çıkacaklardır. Böylece 3 üyeye sahip liberaller karşısında  tartışılan hususlarda hep kendi lehlerine karar alabilirler. 
Bu doğrultuda kürtaj, idam, silah taşıma, eşcinsellerin evliliği, göç ve sağlık sigorta gibi tartışmalı konularda  ciddi kararlar alınabilir. 
 Buna ilaveten  seçimler sürecindeki şikayetler tam 2000 yılında olduğu gibi yüksek federal divana taşınırsa  o zaman  Cumhuriyetçiler uzun yıllar hukuki  desteklerden de yararlanacaklardır. 
Bu yüzden bazı Amerika medya organlarının, hayatını kaybeden Ruth Bader Ginsburg'in halefinin seçilmesini, Amerika'nın büyük ideolojik savaşı olarak adlandırmaları da anlamlıdır.
Aslında Trump da bu yönde Cumhuriyetçiler ve muhafazakarların Amerika yüksek federal divanındaki üstünlüğüne güvenerek başkanlık seçimleri kaybetmesi halinde sonuçları kabul etmeyeceğini dolaylı bir şekilde ifade etmiştir.  Bu durumdan yola çıkarak Amerika'nın özellikle de seçimlerin Trump için ters gitmesi halinde ciddi bir sorun yaşayacağı belirtilmelidir./ 

342/